Değirmenci Dergisi Sayı:129 Mart-Nisan 2022
ile genel olarak geçen yıla göre değişmeyeceğini öngörüyoruz. IGC raporunda 2021/22 sezonu toplam tahıl stoklarının 596 milyon ton olacağı tahmin ediliyor ve bu da art arda beşinci düşüşe işaret ediyor. Ana buğday ihracatçılarının stokları da art arda dördüncü sezon daralacak. Stoklardaki bu düşüş eğiliminin devam edeceğini düşünüyor musunuz? Gerçekten de, sekiz büyük buğday ihracatçısının toplam stokları, mevcut sezonun sonunda dokuz yılın en düşük sevi- yesine inebilir. Bu ülkelerde- ki stok/kullanım oranı %15'in altında. Bu da potansiyel olarak rekor düzeyde en düşük seviye demek. Küre- sel öğütmelik buğday arzı- na bakarsak, kuraklığın bu sezon Kanada ve ABD'de verimi alışılmadık derecede olumsuz etkilemesi sebe- biyle durumun daha da cid- di olduğunu söyleyebiliriz. IGC'nin beş yıllık görünüm raporunun gösterdiği gibi (bu rapor bir yıldan daha uzun bir süre önce Ocak 2021'de açıklanmış olsa da), ihraç edilebilir buğday arzı orta vadede nispeten daralabilir. Projeksiyonlar, mutlak anlamda, öğütmelik buğdaya olan talebin tüketimin itici gücü olmaya devam edeceğini ve bu nedenle arz bek- lentilerinin, boğa piyasası (bullish market) için önemli bir bilgi unsuru olmaya devam edeceğini gösteriyor. Küresel mısır piyasası ise öngörülen verimlilik artışlarına rağ- men orta vadede bir miktar daralabilir. Çin'in talebinin yanı sıra bazı ülkelerdeki yerel işlemenin önümüzdeki beş yıl içinde pi- yasası dinamik tutması bekleniyor. GÜBRE KULLANIMI REKOLTE ÜZERİNDE ETKİLİ OLACAK IGC’nin 22/23 sezonu için küresel buğday ve mısır arzına dair öngörülerini de paylaşabilir misiniz? Mevcut tahıl fiyatları, artan girdi maliyetlerine rağmen 2022/23 sezonunda ekimleri desteklemeli. Bundan dolayı da buğday ve mısırda küresel üretimin yıldan yıla nispeten istikrarlı kalmasını bekliyoruz. Özellikle AB ve ABD'nin bazı bölgelerinde, gübre kullanım oranı ve hava durumu dahil ol- mak üzere çeşitli belirsiz faktörler nedeniyle üretim hacimle- rini tahmin etmek henüz çok erken olabilir. Buğday tüketimi açısından ise önümüzdeki sezonda, ön- ceki beş yıllık ortalamayla büyük ölçüde örtüşen yıllık %1'lik bir artış öngörüyoruz. Bu büyümenin, Asya'daki gıda tüketimi kazanımlarından gelmesi bekleniyor. Buğday ve mısırın gıda kullanımında istikrarlı bir büyüme öngörülüyor. Ancak mısır da dahil olmak üzere potansiyel olarak bol miktarda alternatif bu- lunması, özellikle Avrupa ve Çin'de olmak üzere bazı tüketici- lerde yemlik buğday kullanımını sınırlayabilir. Bununla birlikte, hayvansal protein talebindeki artış eğiliminin devam ettiği var- sayıldığında, öngörülen küresel yem kullanımının önceki yılın rekor seviyesine yakın olduğu görülüyor. Mısır ile ilgili olarak Kuzey Yarımküre bahar ekim sezonu ön- cesinde şunları söyleyebili- riz: Yüksek girdi maliyetleri ve sınırlı gübre kaynakları, bazı üretici ülkelerde mısır ekim alanlarında potansiyel olarak bir miktar daralmaya neden olabilir. Ancak, güçlü piyasa fiyatları göz önüne alındığında, ABD, Ukrayna ve AB'de yalnızca küçük düşüşler bekleniyor. Güney Amerika ekimlerinde en az yedi ay sonra olan ek artışlar için geçici tahminler de dahil olmak üzere, küresel mısır hasat alanının yıldan yıla çok az değiştiği ve ortalama 204,1 milyon hektardan daha büyük olacağı görülüyor. Gübre kullanım seviyelerine ilişkin önemli belirsizlikle birlikte, 2022/23 sezo- nunda ortalama verim için bazı potansiyel aşağı yönlü riskler bulunuyor. Ekvatorun güneyinde mevsimsel hava koşulları ve daha iyi sonuçlar olduğu varsayıldığında, üretim geçici olarak yıllık yaklaşık %2 daha yüksek olacak. Geçen yıl gübre fiyatlarında çarpıcı bir artış gördük. Tahıl üretiminde en büyük girdi olduğu düşünüldüğünde, tahıl üreticilerinin yüksek gübre fiyatlarıyla nasıl başa çıkacağını düşünüyorsunuz? Mevcut gübre fiyatları sizce üreticilerin ekim kararlarını nasıl etkileyecek? Uluslararası gübre fiyatları, doğal gaz fiyatlarındaki artışlar ve bazı ihracat kısıtlamaları nedeniyle yıllık bazda önemli ölçüde yüksek kalmaya devam ediyor. Kuzey Yarımküre’de çiftçiler, çim- lenme döneminden çıkacak 2022/23 kış mahsullerine gübre uygulamaya hazırlanırken ve bahar ekimi seçeneklerini değer- lendirirken, girdi maliyetlerindeki artış, gelecek sezon için ola- sı arz etkileri konusunda önemli belirsizliklere yol açtı. Çiftçiler mahsullerini rotasyon yaklaşımıyla planladığından, bu, mahsuller arasındaki geniş dalgalanma potansiyelini sınırlıyor. Ancak fırsat/ maliyet oranı ve finansmana sınırlı erişim, gübre uygulama oran- larını düşürebilir ve değirmencilik sektörü için potansiyel olarak daha düşük verim veya tahıl kalitesi ile sonuçlanabilir. Ancak yine de Kuzey Yarımküre’de hasattan hala uzağız ve diğer fak- törlerin önemli bir etkisi olabilir. Kaynak: IGC
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx