Değirmenci Dergisi Sayı:129 Mart-Nisan 2022

64 HABER MART-NİSAN 2022 “Pandemi Sonrası Şirketler İçin Yeni Tehditler” toplantısında konuşan Eti İcra Kurulu Baş- kanı Hakan Polatoğlu, dijital dönüşüm süreçlerinin bütünsel bir yaklaşımla gerçekleştiril- mesi ve tedarik zincirlerinin sürdürülebilirlik temelinde oluşturulmasının önemini anlattı. Türkiye’nin özel sektör bazında GSYH’sinin %60’ını üreten şir- ket yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen “Pandemi Sonrası Şir- ketler İçin Yeni Tehditler” konulu toplantı dijitalleşmeden sürdü- rülebilirliğe, döngüsel ekonomiden bulut teknolojisine ve siber güvenliğe, tedarik zincirlerinden kurum kültürlerindeki değişime kadar geniş bir yelpazede pandemi sonrası dönem için şirketle- rin gündemindeki konular ele alındı. Toplantıda konuşan Eti İcra Kurulu Başkanı Hakan Polatoğlu büyük yatırımlar yapılan dijital dönüşüm süreçlerinin başarıya ulaşması için benimsenmesi gereken yaklaşımın üzerinde durur- ken, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim alanlarında atılan adımların şirketlerin performansı üzerine etkileri ve tedarik zincirlerinin sür- dürülebilirlik temelinde oluşturulmasının önemini vurguladı. Eti İcra Kurulu Başkanı Hakan Polatoğlu toplantıda şu değer- lendirmelerde bulundu: “Dijitalleşme etkisi altında insanların gerçek hayatlarına ila- veten sanal boyutta da varlık göstermeleri sonucunda hibrit bir yaşam tarzına doğru evrildiklerini görüyoruz. Böylelikle, gerçek ve sanalın bileşkesinde yeni değerler, davranışlar ve tutumların gelişmekte olduğunu gözlemlemekteyiz. Öte yandan, dijital dün- yanın araç ve hizmetlerini kullanan insanların üstün özelliklerle donatıldığını söyleyebiliriz. Örneğin, istediği detayda bilgiye hızla erişme, kendini eğitme, adres bulma, zaman tahmini yapma, an- lık gündemi takip etme, hava tahminlerini öğrenme vb. sayısız yeteneklerin kazanıldığını görüyoruz. Bu yeni tip insan artık aynı görev ve sorumluluğu daha kısa bir sürede ve daha az efor har- cayarak yapabilmektedir. Esnek ve uzaktan çalışabildiği için özel hayatı ve iş hayatı içi içedir. Bir yandan teknolojik gelişimi kurum- larımıza adapte ederken, dijitalleşmenin imkanlarını edinirken, aynı zamanda tüm iş süreçlerini yeni tip insana uyumlu hale ge- tirmeli ve yeni insan kaynakları yönetim yaklaşımlarını geliştirmek zorundayız. Bu bütünsel değişimi başarıyla gerçekleştirebilmek, önümüzdeki dönemde iş dünyasının zor ödevlerinden birisidir. Tarımsal ve hayvansal girdilere dayalı olan gıda sanayii için, çevre ve doğaya yönelik taşınması gereken sosyal sorumlulu- ğun ötesinde, yarından sonrasında ihtiyaç duyulacak girdilerin istenen miktar, maliyet ve kalitede tedarik edilebilmesi de vaz- geçilmezdir. Dolayısıyla, sürdürebilirlik önemli bir hedef başlığı olmalıdır. Bilindiği gibi, dünya genelinde, artan iklim değişikliklerine bağ- lı olarak kuraklık, kıtlık, ve doğal afetler yaşanmaktadır. Aynı za- manda, gelir adaletsizliğine bağlı olarak geniş kitlelerin gıdaya erişimde yetersizlik ve eşitsizlik artmaktadır. Bu sorunların gideril- mesi için lokal girişimler gerekli ama yetersizdir, global bir strateji altında belirlenen ana hedeflere doğru topyekün yönelinmesi zorunludur. Tedarik zincirleri sürdürülebilirlik temelinde inşa edilmeli

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx