Degirmenci Dergisi Sayı 107 Kasım 2018
RÖPORTAJ 65 DEĞİRMENCİ / KASIM 2018 Özmen, sektörün şu anda yaşadığı sıkıntılı süreci ve ihra- cattaki öncü rolünü katma değeri yüksek ürünlerle devam ettireceğine dikkat çekti. Türkiye’nin net tahıl ihracatçısı ülke olması için nasıl bir yol izlemesi gerektiğini anlattı. Değirmencilik sektörünün duayenleri arasında yer alan ve sektörü daha ileriye taşımak için elini taşın altına ko- yan Erhan Özmen’in sorularımıza verdiği samimi cevap- larla sizleri baş başa bırakıyoruz. Sayın Özmen, biz sizi çok yakinen tanıyoruz. Ancak okurlarımıza da sizi tanıtmak isteriz. Bize Erhan Öz- men’i anlatır mısınız? İş hayatına nasıl atıldınız? Dedem Hurşit Özmen’in un sektörüne girmesi, babam Şakir Özmen’in de bu sektörde devam etmesi ile kendimi un üreticisi olarak buldum. Gördüğüm yaratıcı, yenilikçi potansiyelin varlığı beni sektöre bağlayan en önemli un- surdu. Yaklaşık 4 yıldan bu yana oğlum Oğuz Özmen 4. kuşak olarak bayrağı taşımaya başladı. Dedenizin kurduğu bir aile şirketinden bugünkü ha- linize gelmişsiniz. Bize aile şirketlerinde yaşanan zor- lukları anlatır mısınız? Bakış açılarının farklı olduğu, sermayenin kısıtlı ve ka- pasitenin küçük olduğu bir işletmede çok kısa zaman di- limlerine düşündüklerinizi sığdırma şansınız maalesef çok mümkün değildir. Belki de; sizi olgunlaştıracak, tecrübe- nizi arttıracak, bir takım zorluklar gördüğünüz bir süreci yaşamalısınız. Buradan yürüyerek çıktığınız zaman aslında bu zorlukların bir fırsat olduğunu görüyorsunuz. Özmen Un Yönetim Kurulu Başkanlığı, TÜGİK Yük- sek İstişare Konseyi Başkanlığı, GUSAD YK Başkanlığı, Gazişehir Gaziantep Futbol Kulübü YK Üyeliği, köşe yazarlığı ve birçok STK’da gönüllü çalışmalar… Erhan Özmen’in bir günü nasıl geçiyor? Bunu bizimle payla- şabilir misiniz? Günümün önemli bölümünü elbette ki aileme ve şirket- lere ayırıyorum. Sorumlu olduğun şirketlerin ve STK’ların başarılı olmasını istiyorsan mutlaka ulusal markalar haline getirmeye çalışmalı ve mecburen dünyaya entegre etmeye uğraşmalısın. Ülkemizdeki mevcut insan kaynaklarımız ile hemen profesyonelleşelim, ilerleyelim durumu pek kolay olmadığı için gerek kendi işlerine gerek görev üstlendiğin STK’lara yoğun emek veren ve delege ettiğin işleri takip eden bir sistem kurmalısın ki hedeflere doğru yürüyebilesin. Ayrıca, sistemleri doğru kurup doğru takip ettiğiniz zaman gönüllü çalışmaya talip olduğunuz sivil toplum kuruluşlarını görevlerini yerine getiren, görev alanına fonksiyonel katkı sağlayan başarılı kuruluşlar haline getirebilirsiniz. Bu yoğun tempoyu nasıl yönetiyorsunuz? Nerede olursa olsun kuralların, sistemlerin doğru di- zayn edilmesi ve sorumlulukların samimi üstlenilmesi ile sürdürülebilir bir çalışma ortamı sağlanır. İlaveten, be- yaz ve mavi yakalıların kalifiye etkisi bir şirketin veya bir STK‘nın çalışma ortamını inanılmaz rahatlatır ve yöneti- cilerin işini de o denli kolaylaştırır. Doğru sistem, etkin sorumluluk, kalifiye insan kaynakları ve alınan senkronize sonuçlar yönetici çalışmasının yorgunluğunu alır ve yeri- ne inanılmaz keyif, mutluluk ve enerji verir. Özmen Un’un Endüstri 4.0 teknolojisi ile donatılmış yeni fabrikası ile ilgili bize biraz bilgi verir misiniz? Yeni faaliyete aldığımız Endüstri 4.0 değirmenimiz; gü- nümüzün en yüksek teknolojilerine, en yüksek gıda gü- venliği ortamına ve ayrıca yüzde bir karışım yapabilme yeteneği ile müşteri beklentilerini hassasiyetle karşılaya- bilen esnekliğe sahip. Üretim ortamında insan gücüne ih- tiyaç duyulmayan ancak ürün geliştirme, kalite kontrol ve gıda güvenlik belgeleri noktasında beyaz yakalı arkadaş- ların görev üstlendiği değirmende Kraft paketlerin oto- matik makina ve robot ile yapıldığı, aynı anda 6 yerden sevkiyatın gerçekleştirilebildiği ortamda ise iki elin sayısı- nı geçmeyen mavi yakalı çalışma arkadaşlarımız istihdam edilmektedir. Fabrikanın dış cephelerinde tamamen yalı- tım uygulanan 22.000 metrekare kapalı alanda yaz-kış ısı seviyesi en stabil şekilde sağlanmaktadır. Cephesinde hiç bir pencere bulunmamakta ve ülkemizde aydınlatma kul- lanılmayan tek değirmendir. Diğer önemli özelliklerinden biri de Alman teknolojisi ile kurulan su arıtma ünitesidir. Şebeke suyunun veya yeraltı kaynaklarının alkali su sevi- yesine getirilmesidir. Yani; musluklardan tükettiğimiz su, lavabolarda kullandığımız ve buğdayları yıkadığımız su ph derecesi 8’in üstündedir. Un sektörünün yanı sıra lisanslı depoculuk alanında da yatırımlarınız var. Bu alandaki yatırımımız olan Öz- men LİDAŞ hakkında bilgi verir misiniz? Lisanslı Depo- culuk Türkiye’de ne kadar biliniyor? Lisanslı depoculuk, dünyada ve ülkemizde hububatı sağlıklı bir şekilde koruyan, Elüs’ler ile ticaret ve kredilen- dirme imkanı sağlayan en gelişmiş sistemdir. Hububatın üretiminden, tüketimine kadar olan alanda ki insan işgü- cüne dayalı sistem lisanslı depolar ile yerini tamamen ge- lişmiş tekniklere, otomasyona, sensörlere bırakmış ve kü- resel rekabete hazır hale gelmiştir. Ülkemizdeki en büyük sorunlardan birisi olan ürün envanteri lisanslı depolar ile daha rahat öngörülebilinecektir. Özmen Lidaş ise 55.000 ton kapasite ile 3 yıl önce faaliyete aldığımız son derece modern bir tesis olmuş ve 7 kişi istihdam edilmektedir.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx