Değirmenci Dergisi Sayı 109 / Ocak 2019

KAPAK DOSYASI 53 DEĞİRMENCİ / OCAK 2019 netimi, bitkilendirme sıraları arasındaki mesafe, ekim-di- kim tarihi ve derinliği, bitkilerin popülasyon yoğunluğu ve diğer faktörler yer almaktadır. Bu değişkenler arasında yer alan iklim, dünyanın birçok yerinde tarımsal ürün ve- rimliliğini etkileyen ve kontrol edilemeyen ve değisen en önemli faktördür. İklim değişkenlerinin (hava sıcaklığı, nem oranı, bu- harlaşma, radyasyon, buhar basıncı açığı, rüzgar hızı ve yönü) değişmekte olduğu ve bazı bölgelerde ise bu de- ğişikliğin önemli miktarlarda olduğuna dair güçlü deliller söz konusudur. Örneğin, İklim Değişikliği Hükümetler Arası Paneli Beşinci Değerlendirme Raporu’na (Stocker vd., IPCC, 2013) göre, son yüzyılda artan sera gazı kon- santrasyonları dolayısıyla hava sıcaklıklarında dünya ge- nelinde 0.74°C artış görüldü ve Kuzey Yarımküre’de son 800 yılın en sıcak 30 yıllık periyodu 1983-2012 yıllarında yaşandı. Rapor ayrıca, Kuzey Yarımküre’de özellikle orta enlemlere düşen yağış miktarının 1901 yılından bu yana arttığına dair orta güvenilirlikte ve 1951 yılından bu yana arttığına dair de yüksek güvenilirliğe sahip bulguları da aktardı. Küresel yeryüzü sıcaklığı ortalaması son yüzyıl- da (1906-2015) 1°C civarında arttı ve 2100 yılına kadar 1.5-2.0°C ila 6.4°C daha artacağı tahmin ediliyor (IPCC, 2018). Bunun yanında, Mauna Loa, Hawaii’de (sera gazı emisyonlarından kaynaklanan atmosferik kirlenmenin en az olduğu yerlerden biri) ölçülen atmosferik CO 2 kon- santrasyonu (CO 2 mol kesri), Mart 1958’de 315.71 parçacık/milyon (ppm) iken, Aralık 2017’de 412 ppm’ye çıkarak yüzde 24 oranında artış göstermiştir. 1958’den bu yana görülen yıllık ortalama artış miktarı 1.468 ppm olarak ölçülmüştür (Irmak, 2013). Skaggs ve Irmak (2012), yerel sıcaklık değişimlerini ve bunun tarım uygulamalarına potansiyel etkilerini be- lirlemek amacıyla, Nebraska’nın yarı nemli doğu kesim- lerinden yarı kurak batı kesimlerine kadar değişen beş farklı tarım bölgesindeki 100 yıllık hava sıcaklığı trendleri üzerinde çalışmalar yaptı. Çalışma kapsamında; Nebras- ka’da tarımın yoğun olarak yapıldığı beş alan olan Alli- ance (yarı kurak), Central City (yarı nemli ve yarı kurak alanlar arasında geçiş alanı), Culbertson (yarı kurak), Fremont (nemli) ve Hastings’de (yarı nemli ve yarı kurak alanlar arasında geçiş alanı) yıllık ve aylık ortalama mak- simum ve minimum hava sıcaklığındaki (Tmax ve Tmin), günlük sıcaklık aralığındaki (DTR), toplam büyüme-de- rece-gün (GDD) değerlerindeki, ekstrem sıcaklıklardaki, tarım ürünleri yetiştirme sezonu tarihleri ve sürelerinde- ki ve sıcaklık dağılımlarındaki trendler ölçüldü. Temmuz ve Ağustos, Nebraska-Culbertson’un orta kesimleri için Tmax değerlerinde en büyük düşüşlerin görüldüğü aylar olarak tespit edildi. Alliance, Culbertson ve Fremont’ta DTR değerleri, bütün yıl boyunca düşüş gösterdi. Central City ve Hastings’te DTR değerleri, büyüme sezonunda düşüşler kaydetti. Bitki yetiştirme sezonu uzunluğundaki artış; Alliance, Central City ve Fremont’ta yüzyıl içinde sırasıyla 14,3, 16,7 ve 11,9 gün olarak gerçekleşti. Has- tings’te baharın son don olayı (LS) yüzyılda 6,6 gün ge- riye gelirken, sonbaharın ilk don olayı (FF) da 2,7 gün geriye gelmiş ve büyüme sezonu sadece 3,8 günlük bir artış kaydetmiştir. Culbertson’da ise LS tarihi yüzyıl içinde ortalama 2 gün, FF tarihi ise 1 gün geriye gelmiş ve bu anlamda hafif bir değişiklik ortaya çıkmıştır. Dünya genelinde yeryüzü sıcaklığının 1906’dan 2005’e kadar 0.74°C ±0.18 °C yükseldiğini ve bu artışının bü- yük kısmını ise yüzyılın ikinci yarısında on yılda 0.13°C ±0.03°C’lik artışın oluşturduğu bulgular tarafından güçlü şekilde ortaya konulmaktadır (Solomon vd., 2007). Glo- bal yeryüzü sıcaklığının 2025 itibariyle 0.4°C daha ar- tacağı tahmin ediliyor (Solomon vd., 2007). Solomon’a göre (2007), ortalama sıcaklıklardaki artışla birlikte, so- ğuk gün ve gecelerle don olayları daha seyrek hale gelir- ken, sıcak günler ve geceler ile sıcak hava dalgaları daha sık hale geldi. Irmak vd. (2012), 1983’ten 2008’e kadar Nebraska’nın orta kesimlerindeki Central City’de günün en düşük sıcaklıklarında 3.8°C ve günlük ortalama sıcak- lıklarda 1.9°C artış tespit etti. Günlük sıcaklık farklarında yaygın düşüşler de gözlemlendi (Karl vd., 1984; Eas- terling vd., 1997; Bonan, 2001). Birçok çalışmada, aynı zamanda klimatolojik büyüme sezonu olarak da adlan- dırılan don olayının yaşanmadığı sezonun uzunluğunda değişiklikler ölçüldü. Kunkel vd. (2004) Amerika Birleşik Devletleri’nde 1895’ten 2000 yılına kadar don olayı ya- şanmayan sezon süresinde ortalama 2 haftalık bir artış tespit etti ve ülkenin batısında, doğusuna nazaran daha büyük bir artış gözlemlendi. Türkiye’de de iklim değişkenlerinde önemli değişiklik- ler görüldü. Bunların, ülkenin tarımsal verimliliği üzerinde etkisi olacaktır. Örneğin, Irmak’ın (2018) araştırmasına göre, Türkiye’de maksimum hava sıcaklığı ve minimum hava sıcaklığı önemli ölçüde artış kaydetmekte ve bu- nun sonucu olarak ortalama hava sıcaklığı, yer yüzeyi- ne gelen kısa dalga radyasyon ve yüzeyde tutulan net radyasyon, buhar basıncı açığı (atmosferik buharlaşma ihtiyacı) da artmaktadır. Diğer yandan, bağıl nem düş- mektedir. Tüm bu değişkenler, yüzey buharlaşması ka- yıplarının (evapotranspirasyon) başlıca faktörlerindendir ve bu değişkenlerde artış görüldüğünden, evapotrans- pirasyon oranları da aynı şekilde artmaktadır. Ülkenin ortalama değerleri ele alındığında, Türkiye’deki maksi- mum hava sıcaklığı son birkaç on yılda 1.6 o C artırmış ve en düşük sıcaklıklar ise 1.5 o C artmıştır. Yalnız, ülke ortalamaları spesifik bölgelerin iklim değişimlerinin mik- tarının gerçek göstergesi olmayabilir. Örneğin, Çukurova Bölgesi’nde tarımsal bakımdan en üretken bölgelerden birinde, maksimum ve minimum hava sıcaklıkları, mahsul yetiştirme dönemlerinde, ülkedeki ortalama değerlere göre son birkaç 10 yılda daha çok artmıştır. Maksimum hava sıcaklığı 2.1 o C ve minimum hava sıcaklığı ise 2.2 o C artmıştır. Ayrıca, ülkenin bazı kesimlerinde yağış düşme oranlarında artış trendi görülmekle birlikte, evapotrans- pirasyon artış oranlarının düşen yağış oranlarını geçme- siyle birlikte ciddi oranlarda su açığı şartlarının ortaya çıktığının belirtilmesi de önem taşımaktadır. Örneğin, Çukurova Bölgesi’nde yağış, geçtiğimiz on yıllarda yıl- lık olarak (1 Ocak-31 Aralık) 42 mm artış göstermiştir,

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx