Değirmenci Dergisi Sayı 109 / Ocak 2019
KAPAK DOSYASI 57 DEĞİRMENCİ / OCAK 2019 Hatta bugün için insanların çoğu bu değişikliklerin farkın- da olsa bile hükümetlerin çoğunun konunun ciddiyetini kavradıklarını söyleyebilmek oldukça zor. 1992 yılında toplanan Rio Konferansı sonunda devlet- ler iklim değişikliğinin önemli bir sorun olduğuna ve en kısa sürede önlenmesi gerektiğine karar verdiler. Dev- letlerin vardıkları bu anlaşmaya Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi - UNFCCC adı veriliyor. Ancak aradan geçen sürede ciddi bir adım atıldığını söyle- mek oldukça zor. UNFCCC’nin 2015 yılının Aralık ayında Paris’te toplanan 21. Taraflar Konferansı’nda iklim deği- şikliğini 2 derecenin altında tutmak için gerekli önlemle- rin alınmasına karar verildi. Hatta iklim değişikliğinin kötü etkilerini görmemek için ısınmanın eğer mümkünse 1.5 derece ile sınırlandırılmasının gereğine vurgu yapıldı. Paris Anlaşması ertesinde ısınmanın 1.5 derece ile sınır- landırılmasının ciddi maliyetlere neden olacağı anlaşıldı- ğından devletler ısınmayı 1.5 derece ile sınırlandırmanın getirilerini ve bu konudaki başarısızlığın getireceği zarar- ları öğrenmek için harekete geçtiler. 2018 Ekim ayının başında Birleşmiş Milletler’in bir alt kuruluşu olan Hükü- metlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) kendisine veri- len görev çıktısı olan 1.5 derece raporunu açıkladı. İklim değişikliği gıda ve beslenme güvenliğini etkiler. Bu etki gıdanın varlığı, kalitesi, erişilebilirliği ve dağıtımı üzerindeki değişimler nedeniyle ortaya çıkar. 2016 yılında dünyada 815 milyondan fazla insan yetersiz beslenmiştir. Bu sayı dünya nüfusunun % 11’ine karşılık gelir. Ancak yetersiz beslenme tüm dünyaya eşit dağılmamıştır. Afri- ka’da (% 20), Güney Asya’da (% 14.4) ve Karayipler’de (% 17.7) gıda güvenliğindeki düşüşe paralel olarak daha yüksek oranlarda görülür. 1.5°C ısınmaya kıyasla dünya ortalamada 2°C ısınacak olursa, gıda güvenliği, yetiştiri- len besin içeriği ve verimleri, hayvancılık, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği aşırı hava olayları nedeniyle kötüle- şecektir. İklim değişikliğinin verim, ürün yetiştirilebilecek alan, zararlılar, fiyat ve gıda arzı üzerindeki etkileri başta yoksulluğun ortadan kaldırılması ve eşitsizlik olmak üze- re uluslararası toplumun Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’yle (SDG) buluşmasını engelleyeceği tahmin edilmektedir. 1,5°C’lik bir küresel ısınma ile kıyaslandığında 2°C’lik ısınma tüm dünyada ve bölgesel olarak, ancak özellikle de 40 derece kuzey ve güney enlemleri arasında kalan bölgede mahsul veriminde ve genel anlamda beslenme- de büyük riskler oluşturacaktır. Atmosferdeki CO 2 ora- nındaki artış, sıcaklık ve yağışlardaki aşırı hava olaylarını artıracaktır. Bunun anlamı sıcak ve kurak dönemlerin de, aşırı yağışların da artacak olmasıdır. Bundan dolayı iklim değişikliği yakın gelecekte, yetersiz beslenmeyi daha da kötüleştirebilir, besinlere erişimi ve gıda ürünlerinin kali- tesini azaltabilir. Tarımda ve içme amaçlı kullanılan sudaki azalma ve buna bağlı besine ulaşmadaki kırılganlık 2°C’ye kıyasla 1.5°C ısınmada çok daha az olacaktır. Isınmanın 2°C’ye ulaşması özellikle Afrika’nın Sahel bölgesinde, Ak- deniz, Orta Avrupa, Amazon ve Batı ve Güney Afrika gibi bölgelerde tarımsal problemlerin daha da şiddetlenmesini beraberinde getirecektir. Yalnız haberler hep kötü yönde değil. Bazı çalışmalar 2°C’deki yüksek CO 2 konsantrasyonlarının, özellikle ku- tuplara doğru gidildikçe 1.5°C’ye kıyasla daha olumlu etkilere neden olduğunu bildirmektedir. Daha yüksek en- lemlerdeki üretim, düşük enlemlerdeki durumun tersine,
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx