Değirmenci Dergisi Sayı 109 / Ocak 2019

KAPAK DOSYASI 62 DEĞİRMENCİ / OCAK 2019 tedbirlerden bazılarıdır. Ayrıca çiftçinin iklim değişikliği konusunda eğitilmesi, iklim değişikliğinden kaynaklanan olumsuzlukların azaltılmasında etkili olabilecektir. Sözleşmeli üretim modeli, kooperatifleşme, arazi toplu- laştırmaları, çiftçi eğitimi de iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasında oldukça etkili olacaktır. 2018 yılında Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği (TMSD) olarak tarımsal üretimin planlanmasında ve poli- tikaların belirlenmesinde etkili olacak 2 önemli gelişmeye imza atarak iklim değişikliklerinin olumsuz etkilerini en aza indirmek için girişimlerde bulunduk. İlk olarak, makarnalık buğday üreticisinden tüketiciye kadar uzanan zincirde; sektörde gelişen ve değişen dün- ya şartlarına göre her halkada; mevcut durumun ortaya konulması, üretici, sanayici ve tüketicinin tercih ve istek- lerinin belirlenmesi ile makarna sektörüne veri sağlanması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Tarım Ekonomisi Bölümü ile ortak projeye başlanmıştır. Bu proje ile Türkiye’de ma- karnalık buğday üretim kararlarını etkileyen faktörler, makarna fabrikalarının hammadde talebi ve pazarlama yapısı ile tüketicilerin makarna tüketim alışkanlıklarının araştırılması planlanmaktadır. İkinci girişimimiz olarak, sanayimizin talep ettiği mik- tar ve kalitede makarnalık buğdayın, ülkemiz kaynakları ile üretilmesine katkıda bulunma ve sürekliliğini sağlama amacıyla, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürlüğü ve Derneğimiz arasında Aralık 2018’de “Ma- karnalık Buğday Alım ve Satımına İlişkin İşbirliği İyi Niyet Protokolü” imzalanmıştır. Bu protokol ile üyelerimiz söz- leşmeli tarım üretim modelini uygulamaya başlayacaktır. HER ÜLKENİN BİRİNCİ VAZİFESİ Dünya nüfusunun arttığı, tarımsal üretim ve gıda ar- zının azaldığı, küresel gıda krizinin yaşanabileceği endi- şesinin olduğu bir ortamda, her ülkenin kendi iç tüketi- mini karşılayacak ve üretimi kalıcı bir şekilde arttıracak önlemleri alması gerekmektedir. Dünyada bir gıda krizi yaşandığında, gıda ihtiyacının nereden ve nasıl karşı- lanacağı konusu her ülke için çok ciddi bir problemdir. Söz konusu gıda olunca, her ülke kendi vatandaşının yiyecek ihtiyacını karşılayıp halkının gıda güvencesini sağlaması gerekir. Prof. Dr İlkay Dellal tarafından yapılan araştırmada ik- lim değişikliğinin etkisiyle, buğday üretimimizin %8,18 oranında azalacağı tahmin edilmektedir. Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından ise, üretilen buğdayın yaklaşık %5,5’lik kısmının, hasat olgunluğu devresi harici hasat, zararlılarla mücadelenin yetersiz olması ve eğitimsiz bi- çerdöver kullanıcıları nedeni ile hasat kaybına uğradığı açıklanmıştır. Hasat kaybının tamamen ortadan kalkma- sı mümkün olmamakla beraber, gelişmiş ülkelerde kayıp yüzde 2’yi geçmemektedir. Önümüzdeki hasat dönemin- de bile azaltılabilir olan bu kayıp, iklim değişikliğinin etki- siyle oluşacak verim kaybının etkisini tamamen olmasa da kısmen azaltacaktır. Bugün insanlık için en büyük tehlikelerin başında gelen iklim değişikliğine çözüm getirmeden insanları doyurmak zorlaşıyor. Dünyada giderek artan nüfusun açlığa maruz kalmadan gıda güvenliğine uygun beslenebilmesi için; üretimin arttırılması, israfın en aza indirilmesi, gıdanın te- mini ve dengeli dağıtılmasını tüm ülkelerin birinci vazifesi olarak görmesi gerekir.

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx