Değirmenci Dergisi Sayı 109 / Ocak 2019

RÖPORTAJ 66 DEĞİRMENCİ / OCAK 2019 A.Ş. olarak değiştirdiğiniz fabrikanızın çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz? Çalışmalarımız un tüketilen tüm alanları yakın takip al- tında tutup tüketim ihtiyaçlarına göre doğru ürünü doğru tüketici ile buluşturmak üzerine kurgulanmıştır. Halim Kırtız Gıda fabrikasında kullanılan teknoloji ve üretim kapasitesi ile markalarınız hakkında bilgi verir misiniz? 2006 yılında satın aldığımızda 250 ton/gün kapasiteli fabrikamızı zaman içerisinde 300 ton/gün ardından 350 ton/gün, en son Ekim 2018 tüm makinelerimizi yenileye- rek Takozlar Makina’nın da ciddi katkılarıyla 85 gün gibi kısa bir sürede 700 ton/güne çıkardık. Yine zaman içeri- sinde buğday depolama alanlarımızı 20.000 ton seviye- sine, un stok alanlarımızı 5.000 ton seviyesine ulaştırdık. Kullandığımız teknoloji ve makine seçimleri Takozlar Makine işbirliği ve tecrübesi ile Türkiye’nin konusunda en iyi firmaları ile çalışılarak sadece Türkiye’de değil dünya- da vals boyu + elek metrajı + öğütme tonajı + randıman + kül miktarı + enerji tüketimi = verimlilik ve kalite an- lamında en iddialı tesislerinden biri haline gelmiştir. Üre- tim, buğday hazırlamadan başlayarak tavlama, öğütme, öğütülen unun anlık kontrolü ve paketleme olmak üzere tamamen tam otomasyonla ve bilgisayar kontrolü ile ya- pılmaktadır. Markalarımıza gelince, aslında Nar Un da bir markamız. Şirket adımız Halim Kırtız Gıda San. A.Ş. Nar unun dışında Nar Tanesi, Yaver, Perge, Kermen, Sütun gibi markaları- mız da mevcut. Bu kadar marka olmasının sebebi çeşitli kategorilerde ürünlerin birbiriyle karışmasını engellemek amaçlıdır. Pazarın getirdiği yenilikler ve koşullar karşısında fir- ma olarak nasıl bir yol izliyorsunuz? AR-GE ekibiniz ne tür çalışmalar yapıyor? Un sektörü son derece dinamik bir pazara ve tüketicile- rin ihtiyaçları devamlı çeşitlenerek değişiyor. Bu değişim- leri kaçırmadan uzak kalmadan üreticilerle yakın diyalog halinde olmaya, onları çok iyi anlamaya çalışıyoruz. AR- GE ekibimiz gelen talepler doğrultusunda hem literatür hem kendi tecrübeleri hem de nihai ürün çalışmalarını yaparak en iyiyi üretme gayreti içinde hareket ediyorlar. Son dönemde hızla büyüyen donuk ürünler pazarı ile ilgili çalışmalarınız var mı? Tüm dünyada donuk ürün pazarı oldukça ciddi cirola- ra sahip. Ülkemizde donuk ürünler genelde endüstriyel alanlarda ve yakın zamanda marketlerde karşımıza çık- maya başladı. Donuk ürünlerin bugün ülkemizdeki pazar payı çok düşük olsa dahi önümüzdeki günlerde daha da büyüyeceğinden hiç şüphemiz yok. O yüzden bizde firma olarak AR-GE departmanımızda bulunan -20 C deki test bölümümüzde gerek mayalı gerek mayasız ürünleri farklı zaman aralıklarında bekleterek denemeler yapıp aldığımız sonuçlara göre en doğru ürünü donuk üreticilerine sun- maya çalışıyoruz. Firma olarak yabancı ortak veya satın alma gibi dü- şünceniz var mı? Evet böyle bir düşüncemiz var ve bu konu her zaman gündemimizde yer alıyor. Gerek yerli ya da yabancı ortak gerekse satın alma konuları olsun sürekli sektör içi ve sek- tör dışı arkadaşlarımızla görüşüyoruz. Hepimiz bu konu- lara sıcak bakıyoruz ve hayata geçirmek istiyoruz. Çünkü günümüz ekonomilerinin altın kuralının “verimlilik” ol- duğu son derece net. Bizim sektörümüzde atıl kapasite miktarı maalesef % 50’nin üzerinde. Bu rakamlar aslında verimlilikten ne kadar uzak olduğumuzun kanıtı. Aslında Türkiye’deki birçok sektörde aynı atıl kapasite durumu söz konusu. Bu konuların sürekli konuşulması ve herkes tarafından kabul edilmesine rağmen yapılamamasının se- bebi ülkemizdeki şirketlerin kurumsal yapıda olmamaları ve genelde aile şirketleri olmalarından kaynaklanıyor. Bu durum maalesef şirket satın alma veya birleşmelerin ha- yata geçirilmesini zorlaştırılıyor. Ancak zaman geçtikçe ve rekabet koşulları acımasızlaştıkça ekonomik olarak hepi- mizin bu yola doğru hızla gideceğine inanıyorum. Oğuz Bey fabrikadaki görevinizin yanı sıra, Anadolu Un Sanayicileri Derneği Başkan Yardımcılığı ve Antal- ya Organize Sanayici ve İş Adamaları Derneği Üyeliği- niz var. Bu sivil toplum kuruluşlarının sektör açısından öneminden bahseder misiniz? Sivil Toplum Kuruluşları (STK) tüm dünyada özellikle iş dünyasının olmazsa olmazıdır. Sebebi ise kamu otoritesi sizin tüm sorunlarınıza hakim olamaz. STK’lar sektörle il- gili oluşan sorunları derler toparlar kendi içinde yönetim kurullarında inceleyerek tek ve doğru bir dille kamuya aktarır. Tek vücut olarak yapılan bu girişimlerden de et- kili sonuçlar alırsınız. Aksi taktirde herkes kendi sorunu- na çare aramaya kalkarsa hem ciddi bir bilgi kirliliği hem

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx