Değirmenci Dergisi Sayı 109 / Ocak 2019
RÖPORTAJ 68 DEĞİRMENCİ / OCAK 2019 de ortaya çıkar. Ülke olarak ihracatımızı ithalata dayalı olarak yapıyoruz. Ancak hem iç piyasa hem de ihracat birbirini destekleyen unsurlar. İç pazar için 12 milyon ton, ihracat için ise 5 milyon ton buğday kırıyoruz. Bunları ta- mamen birbirinden ayrı görmek mümkün değil. Elbette önce ülkemiz ve ülkemizin ihtiyacı karşılanacak. Zaten tedbirlerde bu şekilde alındı. Ancak Türkiye olarak 115 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu ülkelerin farklı farklı ihtiyaç- ları oluyor. Bunun yanında ürettiğimiz ancak Türk ekmek yapısına uymayan buğdaylarımız var. Önce ithalat yap- mak ve ülke buğday dengesini sağlamak kaydıyla bizim ihtiyacımız olmayan ürünleri ihtiyacımız olanlarla değiş- tirmek hem ihracatçımız açısından hem ülkemiz açısın- dan son derece önemlidir. Bu sorunların hepsinin zaman içerisinde halledilerek hiçbir sıkıntı yaşamadan yolumuza devam edeceğimize canı gönülden inanıyorum. Türkiye’deki değirmen fabrikası atıl kapasite fazla- lığının ülke ekonomisine kazandırılması adına neler yapılabilir? Keşke buna söyleyecek bir şeylerim olabilseydi. Bizdeki kurulu kapasite yaklaşık 40 milyon ton. 12 milyon tonu iç piyasa, 5 milyon tonu dış piyasa için olmak üzere toplam 17 milyon ton buğday öğütüyoruz. Dünya un ihracat pa- zarı 10-12 milyon ton civarında. Bunun yüzde 30-35’lik kısmını biz karşılıyoruz. Yani hepsini biz karşılasak bile yine de atıl kapasitemiz kalıyor. Sektör olarak yapabileceğimiz en güzel şey birleşmelerle verimliliği arttırmak olacaktır. Türkiye’nin buğday ve un sıkıntısı yaşamaması için sizce ne gibi adımlar atılmalı? Dünya fiyatlarının altında oluşacak bir Türkiye piyasası önümüzdeki günlerde ciddi üretim sorunlarını beraberin- de getirecektir. Türk çiftçisinin en önemli iki sorunu her- kesin bildiği üzere ölçek ve girdi maliyetleridir. Ölçek ola- rak kıyaslamak gerekirse biz ülke olarak saksıda buğday yetiştiriyoruz. Çiftçilerimizin küçüklüğü de birim alandan daha yüksek gelir elde etmelerini gerektiriyor. Üretimin kendi ihtiyacımızı karşılamasından ödün ver- memek için mutlak suretle çiftçimizin dünya fiyatlarının üzerinde bir gelir elde etmesini sağlamamız gerekmek- tedir. Bunu iki şekilde yapmak mümkün: İster direk piya- saları dünya fiyatlarının üzerde oluşturursunuz, isterseniz de piyasaları dünya fiyatlarının altında oluşturur pirim sistemiyle aradaki farkı kapatırsınız. Bu tamamen kamu- nun karar vermesi gereken bir konudur. Bunu yapmadı- ğımız taktirde zaman içerisinde sadece ihracat için değil kendi ihtiyacımız içinde buğday ithal eden ülke noktasına geliriz. Bu hepimizin sorumluluğunda olan çok ama çok önemli bir konu. Halim Kırtız Gıda olarak 2019’a yönelik hedefleriniz neler? Öncelikle tüm paydaş ve meslektaşlarımın yeni yılını kutluyorum. 2019 hepimiz için huzur, sağlık, mutluluk, bol bereket getirir inşallah. 2018 hem ülkemiz hem de sektörümüz için çok keyifli bir yıl olmadı maalesef. Tabi firma olarak biz de bu durumdan etkilendik. 2019’da ye- nilediğimiz fabrikamızda, üretime ilave edeceğimiz yeni ürünlerimizle müşterilerimize daha iyi hizmet sunmayı hedefliyoruz. Sizin eklemek istediğiniz başka bir şey var mı? Ülkemiz son derece dinamik ve güçlü bir ülke. Kamu- suyla özel sektörüyle hepimiz bir bütünüz. Gücümüzün farkında olalım kaynaklarımızı ve enerjimizi birbirimizi suçlayarak ya da kavga ederek harcamak yerine birbirimi- zi anlayarak sorunlara ortak çözümler bularak harcayalım. Sonuçta ülkemiz kazansın. Tüm dost, meslektaş ve sektör paydaşlarına sevgi ve saygılarımla...
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx