Değirmenci Dergisi Sayı 109 / Ocak 2019

TEKNOLOJİ PLATFORMU 73 DEĞİRMENCİ / OCAK 2019 yat, tohum ve yağlı tohum gıda işleme teknoloji sanayisi için makineler üreten şirket, Ar-Ge merkezinin çalışma- ları sayesinde yılda 10’dan fazla yeni çözümü de ürün gamına ekliyor. Şirketin bu başarısının arkasındaki mimarlardan biri olan Fatih Akyürek ile Akyürek Teknoloji’nin ana spon- soru olduğu Kiev’deki “Baklagiller. Yeni Pazarlar. Yeni Fırsatlar” adlı uluslararası bakliyat konferansında gö- rüştük. Fatih Bey ile şirketin faaliyetlerini, hedeflerini ve sektörün durumunu konuştuk. İşte Fatih Akyürek’in Değirmenci dergisine açıklama- ları: Fatih Bey, kendinizi ve Akyürek Makine’yi bize kı- saca anlatır mısınız? Ben, Akyürek Teknoloji’nin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda üretim direktörüyüm. Biz yaklaşık 45 yıldır hasat sonrası hububat, bakliyat, tohum ve yağlı tohum gıda işleme teknoloji sanayisi için makineler üretiyoruz. Müşterilerimizin talepleri doğrultusunda ve projelerine uygun çeşitli çalışma kapasiteli anahtar teslim tesisler yapıyoruz. Dünyanın her yerine kuru gıda, eleme makineleri imal edip satış gerçekleştiri- yoruz. Şu ana kadar kaç ülkeye ulaştınız? 90’Ii aşkın ülkeye hitap ediyoruz. İhracat yaptığımız bölgeler şimdiye kadar hep artarak geldi, artmaya da de- vam edecek. Çünkü hem kalite konusunda hem de satış sonrası destek konusunda öncü bir firmayız. Uzun vadeli ortaklığa büyük önem vererek, iş ortağımız için tesis kur- ma ve makine satmanın ötesinde hizmet veriyoruz. Satış sonrasında da müşterimizin, üretim sistemini kontrol ve bakımında yanında yer alıyoruz. Müşterilerimize hizmet çerçevesinde çok değerli ve özel teklifler sunuyoruz. Öncelikle müşterilerimizin endi- şe ve sorunlarını dikkatle dinliyor sonrasında, hızlı, dün- yanın her yerinde etkili ve güvenilir servis deneyimleri- mizden faydalanmalarını sağlıyoruz. Kiev’de düzenlenen bakliyat konferansının ana sponsorusunuz. Bu kararı almanızda sanıyorum, tahıl ve bakliyat üretimini her geçen yıl artıran Karadeniz bölgesine yönelik ilginizin rolü var. Bu bölgeye yöne- lik hedeflerinizden bahseder misiniz? Aslına bakarsanız biz Ukrayna pazarına oldukça uzun bir zaman önce girdik. Ukrayna’nın Odessa şehrinde 2 yıl önce bir showroom kurduk. Burada aynı zaman- da 7/24 hizmet veren teknik ekibimiz var. Kiev’de ve Odessa çevresinde kurduğumuz tesisler var ve bunların sayısını da artırmak istiyoruz. Rusya’da da iddialı olduğunuzu biliyorum… Evet, doğru söylüyorsunuz. Rusya’da da bir firmamız var. Oradan da yine satışlarımızı sürdürüyoruz. Bu ülke- de de kurulu, çalışan tesislerimiz var. ‘MAKARON MAKİNESİ ÜRETİMİNE DE BAŞLADIK’ Ar-Ge ve inovasyon günümüzün olmazsa olmazla- rından. Bu noktada şirketinizin vizyonunu paylaşabi- lir misiniz? Ben önce şunu söyleyeyim: Biz imalatçı olarak, 2013 yılında kendi sektörümüzün ilk Ar-Ge merkezinin kuru- lumunu gerçekleştirmiş bir firmayız. Bununla ilgili tabi birçok makinenin üretimini yapıyoruz orada. Bu Ar-Ge merkezimizin çalışmalarının ardından biz şimdi yeni bir sektöre daha girdik. Artık Akyürek Tekno- loji olarak tütün makineleri, makaron makineleri, tütün yaprağı işleme makineleri üretiyoruz. Bununla ilgili de şu an yaklaşık 2 makinemiz bitti ve satışlarını da gerçekleş- tirdik. Ukrayna’ya gelmeden önce Almanya’da, Dubai’de tütünle alakalı fuarlara katıldık. Bu tabi bizim için yeni ama aynı zamanda da gelecek vaat eden bir sektör. Böy- le bir sektöre geçiş yapmak güç ister. Çok şükür, biz de 40 yılı aşkın tecrübemiz ve deneyimli kadromuzla maka- ron makinelerinin imalatına başladık. İhracat noktasında odaklandığınız hedef bölge(ler) var mı? Hedef bölge yok. Bizim hedefimiz bütün dünya. Akyü- rek Teknoloji olarak 4 kıtada 90’dan fazla ülkeye ihracat yaptık. Sadece Afrika’da 37 tesis kurduk. Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da bir bayimiz var. Aynı şekilde Rusya, Ukrayna, Bulgaristan ve İspanya başta olmak üzere daha birçok yerde şirket ve temsilcilerimiz var. Yani Akyürek Teknoloji olarak biz dünyanın her yerine hitap ediyoruz. Şu anda bir makine imalatçısı olarak sektörde kar- şılaştığınız zorluklar neler? Türkiye’de iç pazarın iyi gitmediğini zaten herkes bili- yor. Bundan dolayı sadece yurt dışına yönelen binlerce firma var. Biz ise zaten uzun yıllardır yurt dışı odaklı ça- lışıyoruz. İç pazarda, devletin vermiş olduğu teşviklerle makine satabiliyoruz. Teşvik haricinde makine alan çok az firma var. Bu noktada devletin daha çok teşvik ver- mesi, tarımı ayağa kaldırması gerektiğini düşünüyorum.

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx