Değirmenci Dergisi Sayı:124 Mayıs-Haziran 2021

75 MAYIS - HAZİRAN 2021 TEKNOLOJİ PLATFORMU alanında sunduğu çözümlerle, dünyanın sürdürülebilir- liğine katkı sunması. Bunların yanında kullanıldığı sek- törlerde üretim hızını ve verimini artırıyor, temiz su kay- naklarının korunmasını sağlıyor. Daha önceleri bu iş için kullanılan kimyasal katalizörlerin yerini aldığı için, karbon salımını azaltıyor, su ve enerji tasarrufu sağlıyor. Sıfır atık- la üretimi mümkün kıldığı için hem çevreyi hem de insan sağlığını koruyor. Örnek vermek gerekirse; jean kumaşını beyazlatmak için kimyasal madde kullanan tesislerin atık suları doğayı zehirlerken, aynı işi enzimle yapan tesisle- rin atık sularında balıklar yaşıyor. Yani tamamen sürdürü- lebilir ve çevreci, yeşil bir teknoloji. Şu an dünyada biyoteknoloji alanında faaliyet gös- teren büyük şirketler mevcut. LIVZYM olarak amacımız biyoteknolojinin enzim alanındaki ilk biyoteknolojik işlet- mesi olarak lokal bir dil ile bulunduğumuz coğrafyadaki enzim pazarını büyüterek enzimlerin endüstriyel alanda- ki kullanımının genişlemesine katkıda bulunmak. Gerekli kapasite artırımı ve altyapı yatırımlarıyla ülkemizin ve böl- gemizin enzim ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamayı hedefliyoruz. Siz yurt dışındaki eğitiminizi bırakarak Türkiye’ye döndünüz. Türkiye’ye tersine beyin göçünü gerçekleş- tirmek için neler yapılmalıdır? Bunun ülkemize katkı- ları nasıl olur? Bahsettiğim gibi; ABD’deyken, ‘Ülkeme biyoteknoloji alanındaki altyapımdan hareketle nasıl katkı sağlayabi- lirim?’ sorusundan yola çıkarak ‘Yurt dışından ithal etti- ğimiz enzimleri yerli ve milli imkânlarla üretebilecek bir biyoteknoloji şirketi kurmak’ hayalimdi. Ancak benim hayalimin iki ayaklı olduğunu vurgula- makta fayda görüyorum. Kurmayı hedeflediğim şirketin başarılı olması ve ayakta kalması için doğru insan kayna- ğıyla buluşması, olmazsa olmaz koşuldu. Bu yüzden ben, “Biyoteknoloji şirketi ve biyoteknoloji enstitüsü kurulu- mundan oluşan, eş zamanlı ilerleyecek iki projeyi hayata geçirme” hayali ve hedefiyle ülkeme döndüm. Harvard Longwood kampüsünde bazen kahvemi yu- dumlarken kendime sorduğum çok olmuştur: “Neden biz de Türkiye’de; ABD’deki MIT Whitehead, İsveç’teki Karolinska, Almanya’daki Max Plank veya İsrail’deki We- izmann gibi bir enstitü kuramayalım?” İsmini andığım bu enstitüler, bulundukları ülkelerdeki en vizyoner üniversi- telerin himayesinde ileri düzeyde çalışmalar yürüten ve belirli imtiyazlar tanınan öncü araştırmacı kuruluş konu- mundadır. Bizim Bezmialem Vakıf Üniversitesi çatısı altında haya- ta geçirdiğimiz gibi enstitülerin ülkemizdeki sayıları art- tıkça ve de LIVZYM gibi girişimlerimiz başarılı oldukça, yurt dışındaki insan kaynağımızın da ülkemize dönüşü- nün kolaylaşacağına inanıyorum. Hizmete açtığınız fabrika ile ülkemizin ihtiyacı olan enzimlerin %100’lük dışa bağımlılık oranını düşüre- ceğinizi söylüyorsunuz. Bunun ülkemize katkıları ne olur? Bu alanda daha etkili olabilmek için sizce neler yapılmalıdır? Ülkemizin kilogram başına ihracat rakamı maalesef arzu edilenin altında: 2019 yılı sonu itibariyle 1,23 ABD Doları. Mevcut üretim ve ihracat döngümüzü kırmak için katma değer yaratan inovatif sektörlerdeki girişimlerin artması ve desteklenmesi şart. Önümüzde başarılı örnekler var. Savunma Sanayi’ne verilen doğru destekler sayesinde bu sektörümüzde ki- logram başına ortalama ihracat gelirimiz 62 dolar. Savunma sanayiinde ülkemiz ortalamasının 50 kat üze- rinde yaratılan katma değerin benzeri bir başarının, bi- yoteknoloji alanında da yakalanabileceğine samimiyetle inanıyorum. Başka bir örneği, başka bir açıdan ele almak kaydıyla dikkatinize sunmak isterim. Danimarka’nın nüfusu, sade- ce 5,8 milyon. Ancak biyoteknoloji sektöründe büyümeyi önceliklendiren stratejisi sayesinde Danimarka, bu alan- da faaliyet gösteren ve değeri on milyarlarca doları aşan birden fazla şirket yaratabilmiş durumda. LIVZYM, Türkiye’de biyoteknolojinin en zorlu uygula- malarından birisi olan enzim üretimini gerçekleştirerek önemli bir ilki gerçekleştirdi. Enzim alanında; “Ar-Ge, ya- tırım finansmanı, endüstriyel ölçekte üretim ve piyasaya

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx